koookle
52 Takipçi | 216 Takip
14 04 2008

Bir çenekliler

Vikipedi, özgür ansiklopedi Bir çenekliler Takımlar Metne bakınız Sinonimler Monocotyledoneae, Monocotyledon Bir çenekliler (Liliopsida), monokotiller (ya da monokotiledon), çoğunlukla tek yıllık, palmiyeler haricindeki otsu bitkileri kapsayan çiçekli bitkiler sınıfıdır. Tohumlarında bir çenek bulunduğu için "bir çenekliler" olarak isimlendirilen, bir çenekliler; 50.000 ve 60.000 arası (IUCN sistemine göre) 59,300 bitki türünü kapsarlar. Bu gruptaki en büyük familya, yaklaşık yirmibin tür sayısıyla orkidegillerdir. Ekonomik önemleri olan buğdaygiler, bu grubun en önemli familyası konumundadır. Diğer ekonomik önemi olan familyaları ise; palmiyegiller, muzgiller, zencefilgiller ve zambakgillerdir. Bir çeneklilerin iletim demetleri genellikle dağınıkdır. Kambiyum olmadığından normal sekonder kalınlaşma görülmez. Bu yüzden boyları uzun, gövdeleri incedir. Yaprakları genellikle ince uzun, paralel damarlı, kökleri saçaklıdır. Ana kök gelişmi erken durduğu için saçak kök sistemi bulunur. Çiçek parçaları genellikle üçlü olup, çiçek örtüsü çanak yaprak ve taç yaprak şeklinde farklılaşma göstermez. Taksonomi [değiştir] Topraktan çıkan (solda) bir "bir çenekli" ve (sağda) bir "iki çenekli" bitki. Tarihte Monokotiller şöyle isimlendirilmişledir: Monocotyledoneae - "de Candolle" sistemi ve "Engler" sistemi. Monocotyledonlar - "Bentham & Hooker" sistemi ve "Wettstein" sistemi Sınıf: Liliopsida - "Takhtajan" sistemi ve Cronquist sistemi. Alt sınıf: Liliidae - "Dahlgren" sistemi ve "Thorne" sistemi (1992). Dal: Monokotiller - "APG sistemi" ve "APG II sistemi"ne göre. Yukardaki bütün sistemler, bu grup için kendi taksonomilerini kullanırlar. Bir çenekliler, taksonomideki değişken konumuyla bilinirler. Günümüzün moleküler çalışmaları, bir çeneklilerin akrabalık ilişkilerini açıklamaya yardımcı olmaktadır. APG II sistemi, bir çeneklileri bir takson olarak görmez, bunun yerine bu grubu monokotil dal... Devamı

14 04 2008

Açık tohumlular

Vikipedi, özgür ansiklopedi Açık tohumlular Ak ladin iğne yaprakları Sınıflar Pinopsida Sinonimler Gymnospermae Açık tohumlular (Pinophyta), çoğunlukla ağaç ya da ağaççık, seyrek de olsa çalı biçiminde olan bitkileri kapsayan taksonomik grup. Bütünüyle odunsu olan bu bitkiler, genellikle yapraklarının tamamını birden dökmediği için dört mevsim yeşil kalabilirler. Yaprakları çoğunlukla iğnemsidir. Bununla birlikte pulsu, yelpaze, şeritsi ya da tüysü tipte yapraklı olanları da vardır. Odun boruları (ksilem) ve soymuk boruları (floem) yapılarından oluşan vasküler sisteme sahiptirler. Odun yapıları gövdede bir daire üzerine dizilmiş açık koleteral iletim demetleri içerir. Bu nedenle de ikincil kalınlaşma gösterirler. Bir ya da iki evcikli bitkilerdir. Genel olarak erkek kozalaklar bir eksen üzerinde üstüste binmiş yapıda mikrosporofillerden oluşmuştur. Pul ya da kalkan biçiminde olan mikrosporofillerin karın kısmında çoğunlukla 2, bazen 4 polen kesesi (mikrosporangiyum) gelişir. Bu keselerde bulunan mikrospor ana hücresi, mayoz bölünme geçirerek mikrosporları, bunlar da polenleri verir. Açık tohumlularda polen üretimi oldukça fazla olup, her bir erkek kozalak birkaç milyon polen üretebilir. Bazı üyelerinin polenlerinde, polenin rüzgarla uçmasını sağlayan 2-3 hava keseciği bulunabilir. Dişi kozalak genelde erkek kozalağa benzer. Bir eksen üzerinde sarmal dizilmiş makrosporofillerden oluşmuştur. Her bir makrosporofilin üst kısmında iki tohum taslağı bulunur. Tohum taslaklarında da makrosporangiyumlar yer alır. Bu gruptaki bitkilere açık tohumlular denilmesinin nedeni, tohumun bir yapıyla kapanmamış olarak açıkta bulunmasıdır. Tozlaşmaları genelde rüzgarla olur. Doğrudan doğruya mikrofil üzerine gelen polenler, polen odacığında çimlenirler ve polen tüpü oluşur. Bu sırada generatif hücrenin çekirdeği bölünerek iki sperma çekirdeği verir. Polen hortumuyla arkegonyumlar içine sokulan bu sperm çekirdekleri yumurta hücresini d... Devamı

14 04 2008

Tohumlu bitkiler

Vikipedi, özgür ansiklopedi Tohumlu bitkiler Bilimsel sınıflandırma Altşubeler Altşube : Gymnospermae (Açık tohumlular) Altşube : Angiospermae (Kapalı tohumlular) Tohumlu bitkiler, Spermatophyta (Yunanca "Σπερματόφυτα") ya da fanerogamlar, olarak bilinen gruptur. Üreme organları çiçek şeklinde özelleşmiştir. Yaşamın belirli dönemlerinde çiçek açıp, tohum oluşturan bitkiler bu gruba girer. Çok iyi gelişmiş iletim sistemleri vardır. Bu nedenle ileri vasküllü bitkiler olarak da tanımlanırlar. Günümüzde yaşayan tohumlu bitkiler; Cycadales, Ginkgoales, Coniferales, Gnetales takımlarında toplanırlar. Bunlara ek olarak Gymnospermae şubesinde "açık tohumlu" bitkiler, Angiospermae şubesinde de "kapalı tohumlu" bitkiler toplanır. ... Devamı

14 04 2008

Hukuk felsefesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi Kendi içindeki her bir akımca farklı olarak tanımlanan ve içeriği oluşturulan hukuk felsefesi, felsefenin hukuka ilişkin bir alanıdır. Felsefenin temel dallarından bir olan aksiyoloji içindeki etik başlığına bağlanır. Temel problem alanları; hukukun kaynağı, amacı, adalet, mevcut hukuk düzenlerinin (pozitif hukuk) meşruiyeti vb. gibi ortaya konabilir. Ancak pozitivist yahut realist hukuk teorileri açısından bakıldığında bu tanımlamalar eksik hatta yanlış kalacaktır. Hukuki pozitivizm, formel bir bakışla hukukun bir normlar sistemi olduğunu ve kaynağının da devlet olduğunu ileri sürmektedir. Dolayısıyla hukuku kendi içinde tutarlı ve anlamı belirlenmiş bir bütün olarak ortaya koymanın gerekliliği üzerinde durmaktadır. Yine felsefî pozitivizme paralel olarak adalet, hak, ahlâk gibi kavramların metafizik, spekülatif ve bilinemez (kimine göre yok) olduklarını dolayısıyla hukukun dışında tutulması gerektiğini ileri sürer. (Özellikle Kelsen) Realist teori ise, bir yanıyla sosyolojik bir karakterdedir ve uygulamaya, mahkeme içtihatlarına büyük önem verir. Bu teoriye göre hukuk büyük ölçüde fiilen mahkemelerde cereyan eden şeydir ve yasa koyucunun rolü sanıldığı kadar büyük değildir. Bunlardan önce ve spekülatif anlamda felsefe içinde değerlendirilebilecek asıl hukuk felsefesi akımı doğal hukuk yaklaşımıdır. Bu düşünce hukukun Tanrısal yahut akıl kökenli (ikisi arasında iktidar açısından önemli farklar vardır) olduğunu ve insan düşüncesinden bağımsız a priori değerlere dayandığını ileri sürmektedir. İnsan hukuku icad eden değil keşfeden konumundadır ve zaten yapması gereken tek şey de budur. Doğal hukuk en temel problem olarak adalet değerini ele alır. 20yy.da büyük önem kazanmış insan hakları düşüncesinin kaynağında da bu düşünce yer almaktadır.... Devamı

14 04 2008

Fil Adası

Vikipedi, özgür ansiklopedi Fil Adası'nın haritası. Fil Adası'nın Dünya üzerindeki yeri. Fil Adası (İngilizce: Elephant Island), Antarktika açıklarında, Güney Shetland Adaları'nın dış kısmında yer alan buzlarla kaplı ada. Koordinatları 61°08′G, 55°07′B'dır. Güney Georgia'nın 1290 km batı-güneybatısında, Falkland Adaları'nın 940 km güneyinde ve Horn Burnu'nun 890 km güneydoğusunda yer alır. Doğu-batı yönünde uzanan adanın en yüksek noktası, Pardo Sırtı'ndaki 852 rakımlı tepedir. Adada önemli bir flora veya kendine mahsus bir fauna bulunmamaktadır. Buna karşın penguenler ve deniz ayıları bulunur. Balina avcılığı ve meteoroloji faaliyetleri için uygun bir noktada yer almasına karşın, demir atacak güvenli bir liman olmamasından dolayı kalıcı bir insan yerleşimi kurulamamıştır. Adanın havası genellikle sisli ve karlıdır. Rüzgar hızı saatte 180 km'yi bulabilir. Ada, Ernest Shackleton'un keşif seferinde gemisi Endurance'ı kaybetmesinden sonra 1916 yılında uzun süre mürettebatına barınak olmuştur. Shackleton mürettebatının adanın adının başına bir "H" harfi ekleyip sondaki "T"yi okumadan, "Hell-of-an-Island" (Cehennemi Ada) şeklinde telaffuz ettikleri söylenir.... Devamı

14 04 2008

Tavus kuşu

Vikipedi, özgür ansiklopedi Tavuskuşu Mavi tavus kuşu Bilimsel sınıflandırma Türler Metne bakınız. Tavuskuşu, sülüngiller (Phasianidae) familyasında Pavo cinsindeki iki tür kuşa verilen isimdir. Kur yapma döneminde, erkek tavusun açarak sergilediği kuyruklarıyla tanınır. Bu iki tür şunlardır: Mavi tavuskuşu (Pavo cristatus) Yeşil tavuskuşu (Pavo muticus ) Ayrıca Tavus adında başka bir kuş da vardır: Kongo Tavuskuşu(Afropavo Congoensis) Pavo cristatus albus Bir tavus kuşunun kuyruğu Tavus Kuşu Ak Tavus Kuşu Ak ve mavi tavus kuşları bir arada ... Devamı

14 04 2008

Tavşan

Vikipedi, özgür ansiklopedi Tavşan Sylvilagus bachmani Bilimsel sınıflandırma     Tavşan, tavşangiller (Leporidae) familyasını oluşturan memeli türlerin ortak adı. Tavşangiller familyası yaklaşık elli türü içine alır. Kuyrukları uzun kıllarla örtülüdür. Kulaklar ve arka bacaklar uzamıştır. Bir kısmı toprak altında oyuklarda yaşar. Familya üyelerine tavşan veya ada tavşanı adı verilir. Tavşangiller, Ochotonidae familyasını oluşturan pikalardan tüylü küçük kuyrukları, uzun kulakları ve arka ayakları ile ayrılır. Lepus harici cinslerin tüm üyeleri genel olarak ada tavşanı olarak adlandırılır. Ada tavşanları başka hayvanların yuvalarında veya kendi kazdıkları yuvalarda barınırken, tavşanlar uzun ot ve çalıklarda yaşar. Okyanusya hariç tüm dünyada yerlidir. Okyanusya'ya gelişleri yerli memeliler için büyük bir tehdit oluşturur. Kümeste bakımı yapılan evcil bir tavşan ... Devamı

14 04 2008

Lale

Vikipedi, özgür ansiklopedi Lale     Lale (Tulipa)(Farsça : لاله), zambakgiller (Liliaceae) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı. Anavatanı Kazakistan'dır. Türkiye’nin çoğu yerine özellikle Nevşehir ve bölgesine doğal olarak yayılmıştır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir. 16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Böylece günümüze kadar dünya'nın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuştur. Kültürel açıdan lale [değiştir] Lale özellikle doğu kültür ve mitolojilerinde özel bir yere sahiptir. Edebi eserlerde sıkça kullanılmasının yanı sıra mitolojilerde de lalenin ortaya çıkışına dair farklı ve çok çeşitli hikayeler bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ve özellikle doğu edebiyatında en sık kullanılanı Pers mitolojisindeki lalenin kökeni söylencesidir. Bu söylenceye göre yaprağın üstündeki bir çiğ tanesine yıldırım düşmüş, böylece çiğ tanesi ve yaprak alev almıştır. Daha sonra donarlar ve lale meydana gelir. Bu hikayeden yola çıkarak, lale çiçeğinin ortasındaki koyuluğun bu yanma işleminin sonucu olduğuna inanılırdı. Ters lale [değiştir] Ters lale en yoğun olarak Hakkari ve Şemdinli bölgesinde yetiştiği için halk arasında Şemdinli lalesi ve Hakkari lalesi olarak da tanınır. Soğan, yumru ve rizom gibi toprak altı organlara sahip olan geofit bitkileri diğer birçok kullanımları yanında erken ilkbaharda ve sonbaharda açan narin, gösterişli ve güzel çiçekleri nedeniyle süs bitkisi yönünden büyük bir öneme sahip olmuşlardır. Özellikle kış a... Devamı

14 04 2008

Zen bahçesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi Ryoan-ji'de bir Zen bahçesi Zen bahçesi (Japonca Karesansui 枯山水) bir çeşit Japon kayalık bahçedir. Kum, çakıl, kaya ve bazen çimen veya diğer doğal unsurlar içeren sığ bir kum bahçesidir. Yaygın (ve hatalı) bir inanca göre Japon Zen rahipleri tarafından meditasyon amaçlı kullanılır. Ryōan-ji Tapınağı [değiştir] Meşhur bir Zen bahçesi kuzeybatı Kyoto'daki Ryōan-ji Tapınağı'nda bulunur. Bu bahçe, Zen tarikatının Rinzai koluna ait Myoshinji okuluna aittir. Bahçe, Karesansui tarzında tasarlanmıştır. Uzunluğu 30 m., genişliği 10 m. olan bu bahçede ağaç yoktur. Dalga görünümü vermek için tırmıklanan beyaz çakıl ve kum havuzunda, çeşitli boy ve şekillerde, bazıları yosunla çevrili on beş kaya vardır. Kayalar çakıl yatağına öyle yerleştirilmişlerdir ki, hangi açıdan bakılırsa bakılsın sadece on dört tanesi görülebilir. Efsaneye göre derin zen meditasyonu sonunda tinsel aydınlanmaya ulaşan kişi, görünmez taşı aklının gözüyle görebilecektir. Düzenlemesi [değiştir] Elde taşınabilen küçük bir Zen bahçesi Zen bahçesinin yerleşimini açıklamak için çeşitli görüşler öne sürülmüştür: Çakıllar okyanusu, kayalar Japon adalarını temsil eder. Kayalar bir ejdere doğru yüzmekte olan anne kaplan ve yavrularını temsil eder. Kayalar kalp veya zihne karşılık gelen kanji karakterinin bir parçasını oluşturur. (Bir kayalık bahçenin matematiksel analizi için Ryōan-ji maddesine bakınız.) Kyoto Üniversitesi'nden Gert van Tonder ve ATR Intelligent Robotics and Communication Labs'dan Michael J. Lyons, kayaların, ağacın bilinçaltıyla algılanan görüntüsünü oluşturduğunu ileri sürmüşlerdir. Araştırmacıların iddiasına göre bu görüntü bakarken bilinçli olarak algılanmaz; ama bilinçaltı, kayalar arasındaki ince ilişkiyi görebilir. Araştırmacılar bu nedenle bahçenin sakinleştirici etkisi olduğunu öne sürüyorlar. Peyzaj tasarımlarına uyarlamaları [değiştir] Zen bahçesindeki tasarım... Devamı

14 04 2008

Nusret Hızır

Vikipedi, özgür ansiklopedi Nusret Hızır (1899 - 1980) Türkiye’nin önde gelen felsefecilerindendir. Nusret Hızır 1899’da İstanbul’da doğdu. Almanya’da fizik, matematik ve felsefe öğrenimi gördü. 1934’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde Hans Reichenbach’ın asistanı oldu. 1937-1942 arasında Türk Tarih Kurumu’nda uzman olarak çalıştı. 1942’de dışarıdan doçentlik sınavı vererek Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi oldu. 1941-1948 arasında Dünya Klasikleri’nin çevrilmesinden sorumlu kurulda bulundu. 27 Mayıs 1960’tan sonra üniversiteden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesi arasında o da vardı. 1963’te Paris’te Yüksek Öğretmen Okulu’nda (École Normale Supérieure) felsefe dersleri verdi. 1962’de yeniden göreve çağrıldığı Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki derlerini ve Türk Tarih Kurumu’ndaki danışmanlığını, emekliye ayrıldığı 1968 yılına kadar sürdürdü. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nda, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde felsefe ve mantık dersleri verdi. Türkiye’de mantık ve bilgi felsefi üzerine kurulu bir felsefe anlayışının yerleşmesinde önemli payı olan Nusret Hızır, 1945’te kısa bir süre Ant dergisinde yayımladığı yazılaında faşizmin kaynaklarına ilişkin tezler ileri sürdü. 1949-1950’de Yaprak dergisinde çıkan yazılarında ise felsefe kavramlarına açıklık kazandırmaya çalıştı. Erasmus, Leibniz, Nietzsche gibi bazı düşünürlerin yapıtlarını Türkçe’ye çevirdi. Dergi yazılarının bir bölümünü 1976’da Felsefe Yazıları’nda topladı ve bu yapıtıyla 1977’de Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü’nü aldı. Ölümünden sonra asistanı Füsun Akatlı tarafından derlenen öteki yazıları Bilimin Işığında Felsefe ve Geride Kalanlar adıyla basıldı. Füsun Akatlı’nın “Ça... Devamı